Figüranlık ne demek? Figüranlık, bir dizi, film veya reklam sahnesinde ortamı ve olayın geçtiği hayatı tamamlayan kişileri canlandırma işidir. Figüran; kafede oturan müşteri, sokaktan geçen yaya veya toplantıdaki dinleyici olabilir. Temel görevi, verilen yönlendirmeye uygun davranarak sahnenin inandırıcılığına katkı sunmaktır. Genellikle bireysel bir repliği bulunmaz; konuşmalı roller ise karaktere ait sözleri ve sahne içindeki belirli bir dramatik görevi üstlenir. Ancak bir işin kapsamını yalnızca bu kısa tanımdan çıkaramazsın. Çekim öncesinde sana verilen görev açıklamasını da öğrenmen gerekir.
Oyunculuk çalışırken dikkatin çoğu zaman konuşan kişiye gider. Oysa arkasındaki herkes kameraya baksa, aynı anda ayağa kalksa veya hiçbir neden yokken kıpırdansa sahne hemen bozulur. Arka plandaki işin değeri burada görünür. Şimdi sette karşılığı pek olmayan birkaç düşünceyi düzeltelim.
Figüranlık ne demek, yalnızca kadrajda görünmek mi?
Yanlış düşünce: Kadraja girdiysem görevimi yaptım, gerisi önemli değil.
Doğrusu: Sahnenin içinde bulunmanın bir nedeni vardır. Bir lokanta sahnesinde masada oturuyorsan yemeğini bekleyen, yanındaki kişiyi dinleyen veya hesabı isteyen biri olabilirsin. Bu küçük amaç, davranışını daha doğal hâle getirir. Sana özel bir hareket verilmişse öncelik o yönlendirmededir; kendi bulduğun hareketi sahneye eklemek her zaman uygun olmaz.
Figüran ne demek diye soran birine yalnızca arka planda duran kişi demek bu yüzden eksik kalır. Bazen kalabalığın parçasısındır, bazen ana oyuncunun hemen yanından geçersin. Görünürlük değişir ama çalışma disiplini değişmez. Nerede duracağını, hangi işaretle hareket edeceğini ve nerede duracağını bilmen gerekir.
Benim oyunculuk çalışmasında kullandığım basit bir soru var: Burada ne yapıyorsun? Cevabın yalnızca çekimde bulunmak olmasın. Karakterin otobüs bekliyorsa gerçekten beklemenin davranışını düşün. Yine de bunu büyük mimiklere dönüştürme. Sahnenin odağını üzerine çekmeye çalışmadan anlaşılır bir davranış kurmak, bu işin temel becerilerindendir.
Doğal görünmek, istediğin gibi hareket etmek değildir
Yanlış düşünce: Gerçek hayatta nasıl davranıyorsam sette de aynısını yaparım.
Doğrusu: Kamera için doğal görünmek, belirlenmiş sınırlar içinde çalışmayı gerektirir. Sana bir kapıdan çıkıp masaların arasından geçmen söylenmiş olabilir. Yürüyüşün rahat görünürken başlangıç noktan, hızın ve geçtiğin yol çekimin ihtiyacına uymalıdır. Her tekrarda başka taraftan geçersen oyuncunun hareketiyle veya kameranın görüşüyle çakışabilirsin.
Sette temel görevlerin yönlendirmeyi dinlemek, başlangıç konumunu korumak, verilen işaretle harekete geçmek ve çekim sırasında sahnenin gerektirdiği davranışı sürdürmektir. Bir ayrıntıyı anlamadıysan ilgili görevliye kısa ve açık biçimde sor. Çekim başladıktan sonra tahmin ederek hareket etmek yerine öncesinde netleşmek herkese zaman kazandırır.
Bir de sessiz konuşma meselesi var. Kalabalık bir kafe görüntüsünde yanındaki kişiyle sohbet ediyor gibi yapman istenebilir. Bu, mutlaka sesli konuşacağın anlamına gelmez. Ses kaydının ihtiyacına göre sessiz oynaman veya başka bir yönlendirmeye uyman beklenebilir. Sana ne söylendiğini dinle; ortam kalabalık görünüyor diye kendi kendine konuşmaya başlama.
Doğallık bazen daha az hareketle bulunur. Sürekli başını çevirmek, elindeki bardağı tekrar tekrar kaldırmak veya her söze büyük tepki vermek yerine yaptığın işe odaklan. Kamera küçük davranışları da görür.
Repliğin olmaması, dikkat gerekmemesi anlamına gelmez
Yanlış düşünce: Konuşmayacaksam hazırlanmama da gerek yok.
Doğrusu: Sözcük ezberlememen, sahneyi takip etmeyeceğin anlamına gelmez. Karşındaki oyuncunun hareketini beklemen, belirli bir anda dönmen veya bir nesneyi aynı elinde tutman gerekebilir. Buradaki dikkat, yalnızca kendini iyi göstermek için değil, çekimin bütünlüğünü korumak içindir.
Aynı sahne farklı açılardan çekilebilir. İlk çekimde çantan sağ omzundaysa sonraki tekrarda da orada olması istenebilir. Bardağı hangi anda aldığın, sandalyeden ne zaman kalktığın, yürümeye nereden başladığın önem kazanır. Buna devamlılık denir. Her ayrıntıyı tek başına yönetmen beklenmez; verilen devamlılık yönlendirmesine uyman beklenir.
Prova sırasında yaptığın hareketi zihninde sade bir sıraya koy: Bekledim, baktım, yürüdüm, durdum. Bu tür bir hatırlatma tekrarları kolaylaştırır. Sahne yeniden alınırken sıkıldığın için başka bir hareket denemek ise kurulan düzeni değiştirebilir.
Dikkat çekmek için kameraya bakmak da sık yapılan hatalardandır. Özellikle istenmediği sürece bakışını sahnenin içindeki kişilere ve nesnelere yönelt. Oyunculuk koçu olarak burada aradığım beceri, kendini seyretmeyi bırakıp verilen işi yapabilmendir.
Konuşmalı rol, yalnızca daha görünür olmak değildir
Yanlış düşünce: Yüzüm yakından görünürse veya tek kelime söylersem rolüm kendiliğinden değişir.
Doğrusu: Kadrajda belirgin görünmek ile konuşmalı bir rol üstlenmek aynı şey değildir. Konuşmalı rolde kişiye ait replikler, karşılıklı oyunculuk ve karakterin sahnedeki amacı daha belirgin olabilir. Figürasyonda ise ağırlık çoğunlukla ortamı ve ana eylemi desteklemektedir. Yakın planda görünmek tek başına işin tanımını açıklamaz.
Çekim sırasında senden yeni bir söz veya farklı bir eylem istenirse görevin kapsamını sorabilirsin. Bu değişikliğin çalışma koşullarına nasıl yansıyacağını da ilgili ajans ya da yapım sorumlusuyla netleştirmen uygundur. Yalnızca sette kullanılan bir unvana bakarak ücret veya hak konusunda kesin çıkarım yapma; sana iletilen iş bilgisi ve sözleşme esas alınmalıdır.
Buradan konuşmalı rollere geçişin otomatik olduğu düşüncesi de çıkmasın. Sette deneyim kazanmak çalışma düzenini tanımana yardımcı olabilir. Bir rol için değerlendirilmek ise projenin ihtiyacına ve seçim sürecine bağlıdır. Figüranlık yaparken esas hedefin, o gün üstlendiğin görevi güvenilir biçimde yerine getirmek olsun.
Figüranlık nasıl yapılır, başvurudan sonra ne olur?
Yanlış düşünce: Fotoğraf gönderdiysem artık çekime çağrılmam gerekir.
Doğrusu: Başvuru, bir iş için değerlendirilebilmeni sağlar. Her başvuruya uygun bir sahne bulunmayabilir. Projenin aradığı görünüm, kıyafet ölçüleri, çekim yeri ve uygun olduğun günler değerlendirmede etkili olabilir. Güncel ve seni açıkça gösteren fotoğraflar kullanman, bilgilerini doğru yazman bu nedenle işlevlidir.
Bir çekim teklifi aldığında buluşma yerini, hazır bulunman gereken saati, tahmini çalışma süresini ve senden istenen kıyafetleri öğren. Ulaşım, yemek ve ödeme koşullarını da önceden sor. Ücret; işin kapsamına, çalışma koşullarına ve yapılan anlaşmaya göre değişebilir. Tutarı ve ödeme takvimini doğrudan işi bildiren yetkiliden öğrenmen gerekir.
Çekime hazırlanırken kıyafet talebini kendi yorumunla değiştirme. Düz renk bir üst istenmişse dikkat çeken başka bir seçenek götürmek işi zorlaştırabilir. İstenen alternatifleri düzenli hazırlamak, telefonunu çekimde sessize almak ve bekleme alanıyla ilgili yönlendirmeye uymak günlük işleyişi kolaylaştırır.
Bu çalışma biçimi sana uygunsa başvuru formunu doldurarak bilgilerini iletebilirsin. Başvuru yaparken deneyimini olduğundan fazla göstermek yerine hangi işlere uygun olduğunu açıkça anlat.
Seti tanımak için yalnızca oyuncuları izleme
Yanlış düşünce: Çekimler arasındaki bekleme süresi tamamen boş zamandır.
Doğrusu: Beklemek set çalışmasının bir parçası olabilir. Kendi çekimin başlamamış olsa da ulaşılabilir olman ve yapılan duyuruları takip etmen beklenir. Dinlenirken görevli kişiye haber vermeden alandan uzaklaşmamak, çağrıldığında hazır bulunmanı kolaylaştırır.
Gözlem yapmak istiyorsan ekibin nasıl haberleştiğine, sahnenin nasıl hazırlandığına ve tekrarlar arasında nelerin korunduğuna bak. Bunu çalışanların alanına girerek veya çekim sırasında soru sorarak yapman gerekmez. Uygun zamanı kollamak da set disiplinidir.
Çekimden sonra kendine şu soruyu sor: Verilen hareketi her tekrarda sürdürebildim mi? Yanıtın, ekranda kaç saniye göründüğünden daha yararlı bir çalışma notu verebilir. Önce bu beceriyi sağlamlaştır; sonraki işte neyi geliştireceğini daha açık görürsün.
