Türkiye Oyuncu Ajansları

Eğitim ve kariyer

Oyunculuk için hangi derslerin iyi olması gerekir

Oyunculuk için hangi derslerin iyi olması gerekir sorusunu, dil becerisi, beden farkındalığı ve çocuğunuzun okul yaşamını birlikte düşünerek yanıtlıyoruz.

Oyunculuk için hangi derslerin iyi olması gerekir sorusunun cevabı, Türkçe ve edebiyat başta olmak üzere beden eğitimi, müzik, tarih ve diğer genel kültür dersleridir. Bu dersler çocuğun metni anlamasına, kendini ifade etmesine, bedenini tanımasına ve farklı insanları kavramasına yardımcı olabilir. Ancak oyunculuk için bütün bu derslerden yüksek not almak şart değildir. Asıl mesele, çocuğun öğrendiği şeyleri dinleme, gözlem yapma ve birlikte oynama becerisine dönüştürebilmesidir. Çocuğunuzun ilgisini değerlendirirken karnesi kadar bir hikâyeyi nasıl anlattığına ve oyun sırasında karşısındakini nasıl dinlediğine de bakın.

Oyunculuk için hangi derslerin iyi olması gerekir?

Bir veli olarak bu soruyu sorduğunuzda, muhtemelen çocuğunuzun hangi alana ağırlık vermesinin yararlı olacağını anlamaya çalışıyorsunuz. Ben tiyatrodan kamera önüne geçtiğimde, uzun bir metni ezberlemekle o metni gerçekten anlamanın ayrı işler olduğunu daha açık gördüm. Sözcükleri hatırlamak sahneyi başlatır; karakterin neden konuştuğunu anlamak ise sahneyi canlı tutar.

Bu yüzden dersleri bir sıralama yarışına sokmak yerine katkılarına göre düşünmek daha işe yarar. Türkçe anlamayı ve anlatmayı, edebiyat karakter okumayı, beden eğitimi hareketi, müzik ritmi destekler. Tarih, coğrafya ve fen dersleri de çocuğun çevresine dair sorularını çoğaltabilir. Oyuncunun malzemesi yalnızca sesi değildir; merakı da yaptığı işe karışır.

Çocuğun bir derste zorlanması, oyunculukla bağını kesmesi gerektiği anlamına gelmez. Metni yavaş okuyabilir ama karşısındakinin duygusunu iyi fark edebilir. Hareketli oyunlarda rahat olabilir ama topluluk önünde konuşurken çekinebilir. Bunlar birer gözlem noktasıdır; tek başına yetenek kararı vermek için yeterli değildir.

Türkçe ve edebiyat metnin içini duymayı sağlar

Türkçe dersindeki okuduğunu anlama çalışmaları, oyunculukta doğrudan karşılık bulur. Bir cümlede kimin ne istediğini, bir konuşmanın nerede yön değiştirdiğini ve söylenmeyen şeyin ne olabileceğini düşünmek gerekir. Çocuk metni anladığında, her cümleyi aynı vurguyla söylemekten uzaklaşabilir. Bunun için kusursuz bir konuşma biçimi takınması gerekmez; önce ne anlattığını bilmesi yeterlidir.

Edebiyat ise farklı bakış açılarıyla karşılaşma alanıdır. Bir öyküde aynı olaya iki kişinin neden başka türlü tepki verdiğini konuşmak, karakter çalışmasına benzer. Çocuğunuza yalnızca “Bu kişi üzgün mü?” diye sormak yerine “Burada arkadaşından ne bekliyor?” diye sorabilirsiniz. İkinci soru, tek bir duygu etiketi yerine ilişkiyi düşünmesini sağlar.

Evde kısa bir metni birlikte okumak yeterli olabilir. Bir paragrafı siz, diğerini çocuğunuz okusun. Sonra hoşuna giden ya da anlamadığı yeri konuşun. Her okumayı performansa çevirmeyin. Sürekli vurgu düzeltmek, çocuğun hikâyeye duyduğu ilgiyi azaltabilir. Bazen sessizce okuyup kendi yorumunu oluşturmasına alan bırakmak daha yararlıdır.

Yazı yazmak da bu çalışmayı besler. Çocuğun bir olayın devamını birkaç cümleyle kurması, neden ve sonuç arasında bağ kurmasına yardımcı olur. Sahnedeki bir davranışın durduk yere ortaya çıkmadığını böyle küçük denemelerle keşfedebilir. Yazdığının güzel bulunmasından çok, kendi fikrini anlatabilmesi üzerinde durun.

Beden eğitimi ve müzik neyi geliştirir?

Tiyatroda hareketin seyirciye ulaşması gerekir. Kamera önündeyse küçük bir bakış ya da omuzdaki hafif bir gerilim bile görülebilir. İkisinde de bedenini tanımak işe yarar. Beden eğitimi dersleri, yaşına uygun hareket çalışmaları ve oyunlar; denge, koordinasyon ve bulunduğu alanı fark etme bakımından destek sunabilir.

Burada amaç çocuğu belli bir görünüşe sokmak değildir. Boyu, kilosu ya da esnekliği üzerinden oyunculuğa uygunluk hükmü vermek doğru bir yaklaşım olmaz. Üzerinde durulabilecek şey, hareket ederken rahatlığı ve yönergeyi güvenli biçimde takip edebilmesidir. Her çalışma çocuğun yaşına, isteğine ve fiziksel ihtiyaçlarına uygun olmalıdır.

Müzik dersleri ise dinleme, ritim ve birlikte hareket etme açısından değerlidir. Karşısındaki kişinin sözünün bitmesini beklemek, bir duraklamayı duymak ve aynı tempoda buluşmak oyunculukta da kullanılır. Güzel şarkı söylemek zorunlu değildir. Basit bir ritmi sırayla tekrar etmek bile dikkati karşı tarafa çevirmeyi gerektirir.

Evde bunlar için uzun bir program kurmanız gerekmez. Kısa bir ritim oyunu ya da farklı hızlarda yürüyüp durma çalışması yapılabilir. Çocuk sıkıldığında bitirin. Bedeni kullanmayı öğrenmek, sürekli izlendiğini hissettiği bir sınava dönüşmesin.

Genel kültür karaktere bakışı genişletir

Bir karakter yalnızca konuşan bir kişi değildir. Yaşadığı yer, yaptığı iş, alışkanlıkları ve çevresindeki ilişkiler davranışlarına etki eder. Tarih ve sosyal bilgiler dersleri, insanların farklı koşullarda nasıl yaşadığını düşünmeye yardımcı olabilir. Coğrafya da mekânla gündelik hayat arasındaki bağı görmeyi destekler. Bunlar, metindeki küçük ayrıntıların anlam kazanmasını sağlar.

Fen ve matematiğin katkısı daha dolaylı görünebilir. Yine de dikkatle gözlem yapmak, neden aramak, bir işlemi sırayla takip etmek ve hata yaptığında yeniden denemek prova sırasında da işe yarayan alışkanlıklardır. Buradan “Matematiği iyi olan daha iyi oyuncu olur” sonucu çıkmaz. Her dersin sunduğu düşünme biçimi farklıdır.

Oyuncu olmak için hangi derslerin iyi olması gerekir diye araştırırken, ders dışındaki merakı da hesaba katın. Bir pazardaki konuşmaları dinlemek, bir müzede gördüğü nesnenin ne işe yaradığını sormak ya da okuduğu öykü üzerine sohbet etmek çocuğun gözlemini besleyebilir. İnsanları taklit etmesini istemek yerine, ne fark ettiğini anlatmasına fırsat verin.

Bu sohbetlerin doğru cevabı olmak zorunda değil. Çocuğun sizden farklı bir ayrıntı görmesi de değerlidir. Oyunculukta bazen metne yeni bir gözle bakabilmek gerekir; her yorumu hemen düzeltmek bu cesareti azaltabilir.

Notlardan önce çalışma alışkanlığına bakın

Karne, çocuğun okul hayatına ilişkin bilgi verir; oyunculuk potansiyelini tek başına ölçmez. Çok iyi notlar alan bir çocuk kamera karşısında rahat olmayabilir. Bir derste zorlanan başka bir çocuk da verilen sahneyi dikkatle dinleyip yaratıcı bir karşılık verebilir. İki durumda da acele bir etiket koymak yerine zaman içinde nasıl çalıştığını izlemek daha anlamlıdır.

Küçük bir yönergeyi anlayabiliyor mu? Anlamadığında soru sorabiliyor mu? Birlikte oynadığı kişiye sıra bırakıyor mu? Bunlar günlük hayatta da gözlenebilir. Çocuğu her fırsatta sınamanız gerekmez. Arkadaşlarıyla kurduğu oyun veya birlikte okuduğunuz kısa bir sahne, size zaten bazı işaretler verir.

Düzenli çalışmak da uzun saatler boyunca tekrar yapmak demek değildir. Yaşa uygun, kısa ve sürdürülebilir çalışmalar daha rahat takip edilebilir. Çocuk bir gün isteksizse önce nedenini anlamaya çalışın. Yorgunlukla ilgisizliği birbirine karıştırmak kolaydır. Oyunculuk isteği zaman içinde değişebilir; çocuğun fikrini yeniden söyleyebilmesi önemlidir.

Okul ve oyunculuk aynı takvimde nasıl yürür?

Bir atölye ya da çekim ihtimali gündeme geldiğinde önce çocuğun haftasına bakın. Dersleri, ödevleri, uykusu, arkadaşlarıyla geçirdiği zaman ve serbest oyunu bu planın parçasıdır. Oyunculuk çalışması, çocuğun okul ve dinlenme hakkını zorlayan bir yük hâline gelmemelidir. Boş görünen her saati bir etkinlikle doldurmak zorunda değilsiniz.

Bir çalışmayı değerlendirirken yalnızca içeriğini sormayın. Süresini, ara düzenini, çocuklarla nasıl iletişim kurulduğunu ve veliye nasıl bilgi verildiğini de öğrenin. Başvuru ve katılım süreçlerinde velinin bilgilendirilmiş rızası gerekir; çocuğun isteği de ayrıca gözetilmelidir. Set söz konusu olduğunda velinin çocuğun yanında bulunması ve ihtiyaçlarını takip edebilmesi planlanmalıdır.

Çocuğunuzun ilgisi sürüyorsa ve birlikte değerlendirmek istiyorsanız başvuru formunu inceleyebilirsiniz. Form göndermek bir rol ya da seçilme garantisi oluşturmaz. Çalışmaların kapsamı ve koşulları hakkında açık bilgi almak, kararınızı daha sağlam bir zemine oturtur.

Evde başlayacağınız yer ise küçük olabilir: sevdiği bir öyküyü okuyun, bir karakterin neden öyle davrandığını konuşun, sonra oyunu ona bırakın. Oyunculuk merakını desteklerken çocuğun kendi sesini duymanız, hangi dersten kaç aldığı kadar dikkate değer.

Sık sorulanlar

Çocuğum konuşurken bazı seslerde zorlanıyor, oyunculuk yapabilir mi?

Konuşmadaki bir güçlük üzerinden oyunculuğa uygunluk kararı verilemez. Çocuğun iletişimini zorlayan bir durum varsa bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınabilir; oyunculuk eğitimi bunun yerine geçmez.

Çocuk oyunculuk atölyesi seçerken deneme dersinde neye bakmalıyım?

Eğitmenin çocuklara nasıl yönerge verdiğini, hata karşısında nasıl davrandığını ve katılmak istemeyen çocuğa nasıl yaklaştığını gözlemleyin. Dersin ardından yalnızca eğlenip eğlenmediğini değil, kendini rahat hissedip hissetmediğini de sorun.

Çocuk oyunculuk eğitimi ücretini nereden öğrenebilirim?

Ücret; ders süresine, grup yapısına, içeriğe ve eğitim veren ekibe göre değişebilir. İlgilendiğiniz yerden toplam bedeli, kapsadığı hizmetleri ve iptal koşullarını yazılı olarak isteyin.

Başvuru videosunda çocuğumun bir metin ezberlemesi gerekir mi?

Bu, başvurunun istediği içeriğe bağlıdır. Önce paylaşılan çekim yönergelerini kontrol edin; metin istenmemişse uzun bir performans hazırlatmanız gerekmez. Yönerge belirsizse videoyu çekmeden önce açıklama isteyin.

İlgili yazılar

Reklam, katalog ve fuar başvuruları

Oyuncu başvuru formu